12 Eylül 2017 Salı

CEHENNEM YAPIMI BANKART LEZYONU...


Merhaba sevgili okurlar ,

Efsanevi polisiye filmlerden birisidir Cehennem Silahı. Bildiğimiz gibi Hollywood’un eskimeyen ve yeni filmleri merak ile beklenen aktörler vardır. Bu aktörlerin çektikleri filmler ölümsüzleşir. Mel Gibson, bu aktörlerin başında geliyor. 

Filmde,Martin RİGGS (Mel Gibson), kahraman ancak bir o kadar da ortalığı karıştıran polislerden birisi. Çılgın bir polis. Martin Murtaugh (Danny Glover) ise emekliliği yaklaşan ve kariyerini noktalamaya hazırlanan bir polis.

Martin’in çok sevdiği polis arkadaşlarından birisinin kızının öldürülmesi üzerine emeklilik planlarını erteliyor ve bu soruşturma üzerine eğilim göstermeye başlıyor. Bu soruşturmada ise birçok farklı yerden sürülen ancak bir o kadarda başarılı bir polis olan Riggs ile yolları kesişiyor. Ve muhteşem bir polisiye , aksiyon film serisi başlıyor..

Coşkulu aksiyon sahnelerinden biri hiç gözümün önünden gitmiyor..Mel Gibson'un duvara vurarak çıkan omzunu yerine oturttuğu sahne..İç gıcıklayıcı ve inanılmaz gelmişti o zamanlarda..Meğer Bankart Lezyonu böyle bir şeymiş..


Omuz insan vücudundaki en geniş hareket açıklığına (oynak) sahip bir eklemdir. Bu eklem ; üç temel ve iki fonksiyonel olmak üzere, toplam beş eklemden oluşmaktadır.Bu beş eklem uyumlu bir koordinasyonla hareket ederek, kola mükemmel bir hareket kapasitesi sağlamaktadır.

Bu kadar geniş hareket açıklığına sahip bir eklemin yerinden çıkmamasının sebebi temel olarak labrum olmak üzere kapsül ve asıcı - stabilize edici bağlar sayesinde mümkün olmaktadır. Labrum, omuz eklemi yuvasının (glenoid) etrafını daire şeklinde saran sert kıkırdak benzeri kauçuk kıvamında bir yapıdır.
Omzun bu kadar geniş bir hareket açıklığına sahip olması sebebi ile yaralanma ya da aşırı kullanmaya bağlı olarak omuz hastalıklarının ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir. Tekrarlayan omuz çıkıklığına; Bankart lezyonu yani labrum yapısının kemik dokudan iyileşemeyecek derecede ayrılması denmektedir. Bazen bu ayrışma kısmen kemik doku ayrışması ile beraber de olabilir.

Bankart Lezyonu, (Tekrarlayan Omuz Çıkığı) İlk omuz çıkığı çoğunlukla oldukça büyük bir travmayla meydana gelir. Tedavi olmuş yada olmamış insanlarda ikinci ve daha sonra meydana gelebilecek çıkıklar şaşırtıcı derecede kolay gerçekleşebilir. İlk çıkık tedavi kurallarına uygun olarak yapılmış bile olsa yeniden çıkma olasılığı her zaman vardır. Özellikle ilk çıkık 20 yaş altında meydana gelmişse % 80'nin üzerinde tekrar çıkık olasılığı vardır. 40 yaş sonrası meydana gelen ilk omuz çıkığı vakalarında hastalarda tekrarlayıcı çıkık oranı %20'lere kadar düşer. İlk çıkık sırasında zarar görmüş olan omuz sabitliğini sağlayan dokuların bir kısmının iyileşememesi yeniden çıkığa sebep olur. Bunlardan en çok görüleni labrum adı verilen kıkırdak desteğin kemiğe yapışma yerinden ayrılmasıdır. Bunun yanı sıra omuz kapsülündeki gevşemede ana sebepler arasındadır. Ayrıca humerus kemiğinin başındaki defekt denen yapılarda sorumlu tutulmaktadır. Bu problemlerin tedavi edildiği cerrahi müdahaleler sonrası bile yeniden çıkıklar oluşabilmektedir.  


AMELİYAT


Artroskopi uygulaması ile beraber omuz ön kısmından 2 delik açılır. Kamera ve müdahale edecek cihaz deliklerden içeri girerek yırtılan bölgeyi onarır. Bu yöntemin uygulanmasındaki en önemli etken kolay ve ameliyat bölgesinde daha az iz bırakmasıdır. Hasta ameliyat öncesi uyutulur ve bölge uyuşturulur. Eklem içerisine steril serum fizyolojik verilerek ameliyat bölgesinin daha detaylı bir şekilde doktorlar tarafından incelenmesi sağlanır. Hastanın durumuna göre dikme ve vidalama yöntemleri kullanılmaktadır.
Artroskopi ve Bankart Lezyonu Ameliyatları Neden yapılır ?
  • Menisküs yırtıklarının tedavisinde
  • Eklem kireçlenmelerinin temizlenme işlemlerinde
  • Ön ve arka çapraz bağları yaralanmalarında
  • Diz kapağı kemiğinde yer alan sorunların giderilmesi için
  • Tekrarlayan Omuz Çıkıklarında
TEDAVİ

Tekrarlayan omuz çıkmaları çoğu zaman düşme ve omuzu zorlama sonrası meydana gelir. İlk çıktığı zaman önem vermediğimiz omuz çıkıkları zamanla fazlalaşır ve günlük yaşantınız olumsuz  şekilde etkilenir. Omuz çıkması sonrası kemik ve omuz bölgesinde aşırı ağrı meydana gelir. Doktorun yaptığı müdahale sonrası omuz bölgesindeki kasların güçlendirilmesi için fiziki egzersizler tavsiye edilir.

Yaptığınız en basit hareketlerinizde bile omuz çıkmaları ile karşılaşıyorsanız, bankart lezyonunuzda bulunan doku bağları zarar görmüş olabilir. Omuz içerisinde meydana gelen yırtılma ve kopmalar normal MR ile görülemeyeceği için omuz bölgesine sıvı enjekte edilerek alanın görüntünün daha iyi incelenmesi sağlanmaktadır. Kapalı ameliyat uygulaması yapılırken açılan delikten kamera ve tedaviye yardımcı olacak cihaz giriş yapar ve oluşan yırtığı onarmaya çalışır,  operasyonda geç kalınmadığı sürece yırtık tedavi edilir. Türkiye genelinde bulunan hastaneler içerisinde Hacettepe Hastanesi bu konuda en iyi cihazlara sahiptir. Bankart Lezyonu ameliyatı oldukça kolay görülse bile iyileşme süresinde hastanın tekrar eski günlerine dönmesi için uzun bir zamana ihtiyaç duyulur.


BİRBİRİMİZİ KUCAKLAMADAN UÇAMAYIZ...


Merhaba sevgili okurlar ,

''Hepimiz tek kanatIı meIekIeriz. Birbirimizi kucakIamadan uçamayız.'' der Guizot...Melekler yüzyıllardır hemen her mite,her efsaneye konu olmuştur.Hikaye genelde şöyledir ;



Tanrı insanları yarattığı zaman bütün meleklerin onların önünde diz çökmelerini istedi, en büyük baş meleklerden (Archangels) biri olan Lucifer bunu aşağılayıcı buldu ve neden ateşin oğlunun çamurun oğlu önünde eğilmesi gerektiğini sordu. Lucifer Seraphim’in baş meleğiydi ve kendi gibi düşünenlerle birleşerek Tanrıya karşı geldi.
Savaşın ne zaman olduğu bilinmiyor,Satan, Archangel Michael’in gönderdiği ordularla savaşırken 10 başlı ejder halinde anlatılıyor. Ne kadar sürdüğü bilinmeyen savaşta Satan ordusu Michale’in ordusuna yenilip cennetten atıldılar. Lucifer ve takipcilerinin düşmesi değilde,genelde  Grigorilerin(izleyiciler) düşmesi akıllara takılıyor.Lucifer daha fazla özürlük istediği için düştü peki grigorileri itaatsizliğe iten neydi.Grigori melekleri ölümlü olup insanlar gibi yaşamayı tatmak istediler..Meleklerle insanların çocukları büyük bir selde yok edildi. 

Grigoriler 4 bölüme ayrılmışlardır baş melekleri kimler peki ?


 Kuzey Formalhaut ,Güney Regulus , Doğu Aldebaran , Batı Antares... İnsanlar gibi görünürler ama daha uzun ve sessizdirler Yahudilere göre iyi ve kötü izleyiciler vardır.Grigoriler tanrı tarafından ilk insanları gözetmeleri ve yol göstermeleri için yaratılmıştı ve neredeyse dev kadarlardı ama bu melekler insanlara Tanrı tarafından yasaklanan büyü sihir yıldızları okumak gibi bilgileri öğrettiler. Ve ölümlü insan kadınları tarafından baştan çıkarıldılar ve onlardan çocuk sahibi oldular.Grigorilerle insanların birleşmesinden doğanlara Nephilim dendi. 

Görevlerine sadık kalan melekler de vardı elbette.. Uriel, Raphael,Raguel,Michael,Zerachiel,Gabriel,Ramiel.. Lucifer adının anlamı ışık verendir,Venüsün en parlak yıldızıdır.Mitolojide tanrıça Aurora (Dawn) ve tanrı Ceyx in oğludur. Bir çok kişinin düşündüğünün aksine Satan ve Lucifer farklı meleklerdir.Lucifer satan değil ilk günahkar olan melektir. 

Uriel 


Hristiyanlıkta, yedi melekten biri olan Uriel, İsa’nın kuzeni John’un katliamdan kurtarılmasında rol oynadı. Mısır’a hicret ettikten sonra, John ve annesi Aziz Elizabeth’in Kutsal Aile’ye katılmasını sağladı. Onların yeniden bir araya gelmesi Leonardo da Vinci’nin ‘Virgin of the Rocks’ (Kayalar Üzerinde Meryem) isimli eserinde resmedilir. 
Ortaçağ Yahudi mistik geleneklerine göre, Uriel ‘Pazar meleği’ veya ‘Şiir meleği’ olarak da bilinir. 

Azrail 

İslam’da baş ölüm meleği olan Azrail, Hristiyanlık ve Musevilik geleneklerinde de ölüm meleği olarak bilinir. Dünyadaki dört ana yönü izlemek için dört yüzü ve dört bin kanadı olan Azrail’in tüm vücudunun, dünyadaki yaşayan insan sayısı kadar göz ve dillerle kaplı olduğuna inanılır.

 Cebrail (Gabriel) 

Hem Hristiyanlıkta hem de Müslümanlıkta, Cebrail peygamberin dünyaya gelişini haber verir. Müslümanlar Cebrail’in, Kuran indirilirken Allah ile peygamber arasında aracı görevi üstlendiğine ve imanın altı şartından biri olduğuna inanır. Hristiyanlık inancına baktığımızda, Cebrail, Yeni Ahit’te sadece iki defa geçiyor; ‘Tanrı’nın önündeki benim, Cebrail (Gabriel) ’ (Luke 1: 19). Bu da, her ne kadar Cebrail’in daha yüksek sıralarda olması gerektiğini düşündürse de, dokuz baş melek arasında sadece sekizinci sırada yer alıyor. 

Metatron 

Öncelikli olarak Metatron Musevilikle ilgili bir kavramdır. Yahudi mistisizmi Kabala’nın en önemli eserlerinden olan Zohar, Metatron’un İsrail halkını Mısır dışına göç ederken denetlediğini belirtir. Birçok ezoterik gelenekler, bu meleğin Allah’ın sözlerini yazan katip olduğunu, ve genelde iyi bir anlayışa sahip olduğunu ancak zaman zaman tehlikeli olabildiğini ileri sürüyor. Metatron, bildiğimiz gerçekleri kıran yerine yenilerini öne süren bir demircinin çekici ile temsil ediliyor.

 Moroni

 Moroni, Joseph Smith tarafından 1820’lerde kendisine görünen meleğe verilen isimdir. Hıristiyan dini hareketlerinden biri olarak ortaya çıkan ve zamanla bağımsız bir din görünümünde olan Mormonluk 1830 'da NewYork 'ta Joseph Simith tarafından kurulmuştur. Teşkilatın kurucusu Joseph, Moroni adından bir meleğin kendisine vahiy getirdiğini iddia ederek ortaya çıkmış, sonra bazı eski metinlere değişik bir yorum getirerek görüşlerini açıklamaya çalışmıştır. Kendine taraftar kazanmak için 1835 yılında 12 kişiyi misyoner olarak çeşitli ülkelere göndermiştir. Smith kendisinin üzerine Mormon kitabesinin yazıldığı altın levhanın bekçisi olduğuna inanıyordu. Smith, sıradışı karakterlerle yazılan levhayı sakladığı için başka hiç kimse altın kitabeleri göremedi ve kitabe başka dile çevirilemedi. Smith, Moroni’nin kendisine tercüme yapmasını kolaylaştıran herşeyi öğrettiğini, hatta kendisine sihirli bir taş bile verdiğini iddaa ediyor. Mormon teolojisine göre, Smith tercümesini, Mormoni’nin altın kitabeleri alarak cennete gittiğini söyleyerek bitiriyor. 1826’da Joseph Smith dolandırıcılık suçundan Bainbridge’de mahkemeye çıktı. 

Choronzon (Koronzon)

 İnsanların spiritüel deneyimler dediği şeyleri araştırmakta bilimsel metodu kullanmak gerektiğini öne süren Aleister Crowley’in büyülü sistemi ve satanizme kaynaklık ettiği söylenen Thelema’da (‘istencini yap’ fikri üzerine kurulu öğreti) hain Chronzon’un cehennemde oturduğu ve büyücü olma ile gerçek aydınlanma arasındaki son büyük engel olduğu söylenir. Chronzon, Crowley tarafından ‘Çılgın ve tutarsız güçlerin geçici canlı örneklerinin cehennemi işgal etmesi’ olarak tanımlanıyor. Chronzon’un ismi, her ne kadar Aleister Crowley ile ün kazansa da, ilk olarak John Dee’nin kayıtlarında ortaya çıkmıştır. 

Seraphim (Serafim)

Birçok medeniyet, meleklere inanmış ve onlara çeşitli isimler vermiştir. Serafim, Yahudi ve Hristiyanlık geleneklerine göre en üst düzeydeki meleklerden biridir. İncil sadece belirli kişiliği olan 3 meleğe isim vermiştir. Bunlar, meleklerin prensi olan Michael, diriliş, merhamet, vahiy ve ölüm meleği olan Gabriel ve yeryüzüne inmiş melek olan Satan. Seraphim’in ise, Tanrı’nın tahtını korumakla görevli en üst sıradaki melek olduğu varsayılıyor. Genelde, Tanrı’nın sevgisi ile yandıkları için ‘yanan melekler’ şeklinde de tasvir ediliyorlar. İncil’de, İsa’nın onları altı kanatlı varlıklar olarak gördüğü belirtiliyor.

 Inkubus / Sukkubus 

Sırasıyla erkek ve kadın olabilen bu şeytanlar insanların rüyalarına girerek onlarla cinsel ilişkiye giriyorlar. Bu tip bir karşılaşmanın Arthur efsanesinde yer alan büyücü Merlin’in doğumuna neden olduğu söyleniyor. Ayrıca bu meleklerin çok çekici olduğu ve hayatlarını sürdürebilmek için insanların eşlerinin görüntülerine girerek ölümle sonuçlanabilen evlilik dışı ilişkiye girdikleri varsayılmaktadır.

 Lüsifer

‘Sabah yıldızı’ anlamına gelen Lüsifer ‘ışık taşıyıcı’ veya ‘parlak seher yıldızı’ olarak da isimlendiriliyor. İncil'in bazı bölümlerindeki benzetişte, bu yıldız kibirle gökyüzünde daha da yükseğe yükselmeye karar verir: 'Tahtımı, Tanrı’nın diğer yıldızları üzerine yükselteceğim' der. Bundan dolayı, yıldız yeryüzüne atılır. Yıldız, Babil kralını temsil eder. Hristiyanlık’ta Venüs gezegeninin referansı olarak İncil’in birçok yerinde geçiyor. Lüsifer ayrıca, ‘şeytanların prensi’ olarak da kabul ediliyor. Sabah yıldızı metaforu sembolik olarak ‘ışık taşıyıcı’nın düşmesini simgeliyor. Sabah yıldızı gün ışığında kaybolurken, şeytan da cennetten düşmüş oluyor.

Mitlerin kendi penceresinden baktığımızda, görünüşte yaşanmış olayları aktaran, çoğunlukla kökeni bilinmeyen ve geleneğe dayanan söylentileri görürüz. Tarihte, yaşandıkları dönemlerde: tanrısal varlıkların eylemlerini anlatmak amacıyla aktarılan kültürel ürünlerdir. Gerçek ve kutsal niteliği vardır. Örnek alınan bir modeldir. Toplumun ritüellerinden biridir. Zaman kavramı sürekli- şimdiki zamandır. Köken ve eskatoloji(yok oluş) mitleri olmak üzere ikiye ayrılabilir. Köken mitleri kendi içinde: etiyolojik(nedenlere ilişkil- ilkel), kozmogoni(evrendoğum), teogoni(tanrıların kökeni), antropogoni(insan yaratılışı), takvim(zamanın ölçümü), totem(nesne kültleri), kahramanlık(atalar kültü) mitleri olarak tasnif edilebilir.


Ve meleklere mitlerde hep kanat takmışız...Belki özgürlüğü , belki kaçmayı , belki saflığı hatırlatsın diye..Belki de hep özendiğimiz için..İnsanların takabildiği tek kanat şimdiye kadar hep hastalık ve fonksiyon bozukluğu olmuş..Adına da SCAPULA ALATA denmiş..

Kanatlı scapula ,omuz eklem fonksiyonunu kalıcı olarak bozan, estetik kusura yol açan bir hastalıktır. Sebebi genel olarak bilinmemektedir.
anatlı skapulanın sebepleri çoktur ve çeşitlidir, ancak genel olarak çevredeki zayıflamış veya inhibe edilmiş kaslardan kaynaklanır. Kasları güçlendirmeye yardımcı olmak için birtakım farklı egzersizler olmasına rağmen, bazı durumlarda soruna neden olabilir cerrahi gereklidir.
Durumun en yaygın nedenlerinden biri, serratus anterior olarak bilinen bir kas çok zayıfladığı zamandır. Bu, skapula’nın anormal bir konuma gelmesine ve kanatlı görünüme neden olabilir. Bazı durumlarda omuzda veya sırtta bir sinir sıkışır ve bu serratus ön an felç haline gelmiş ve işini doğru yapamamış gibi bir kas oluşturabilir.
Skapula alatasına ait bir başka potansiyel neden trapez kası ile ilgili hasar veya problemlerdir. Bu, omuzda bulunan, serratus anteri ile ilgili bir sorun olduğunda gerilebilir büyük bir kastır. Bununla birlikte, bu, birkaç hafta boyunca olur; yani, bir skapula alata meydana gelmeyebilir veya bir yaralanmadan hemen sonra görünür olmayabilir.
Skapula’nın cilt yoluyla belirgin bir görüntüsünün yanı sıra, durumun birkaç başka belirtisi de vardır. Örneğin, kişi kolunu yukarı kaldırmakta güçlük çekebilir. Kişi vücudundan ittiği takdirde skapula’nın görünümü de daha belirgin olabilir.
Skapula nedeniyle bazen zayıflamış kaslardan kaynaklanan alata fizik tedaviyi tedavi etmek için sıklıkla kullanılır. Dayanıklılık ve kuvvet egzersizleri, kasın doğru şekilde çalışmasını sağlamak için kullanılır. Bazı durumlarda, esneyen bir profesyonelin gözetiminde yapılmazsa, daha fazla hasara neden olma potansiyeline sahip olsa da, gerdirme de kullanılabilir.
Tedavi yöntemleri cerrahi ve cerrahi olmayan tedaviler olarak ikiye ayrılır. Cerrahi olmayan tedaviler çevre kas gruplarının güçlendirilmesi ve eklem hareket açıklığının korunması olarak sayılabilir. Cerrahi girişimler skapulotorasik füzyon, skapuler stabilizasyon olarak sayılabilir. Eğer sinir arazı varsa sinir tamiri olarak sınıflanır.

11 Eylül 2017 Pazartesi

CAM KEMİK HASTALIĞI

Merhaba sevgili okurlar,

Cam kemik hastalığı kolayca zarar görebilen hassas kemiklerin oluştuğu konjenital bir hastalıktır. Hastalık genelde sadece genetik olarak oluşur ve doğumla birlikte ortaya çıkar. Cam kemik hastalığının şiddeti değişebilir. Çoğu zaman hafif kemik kırıkları oluşabilir. Ancak, hastalığın şiddetli formları ve kalıcı deformiteleri işitme kaybı, solunum veya kalp yetmezliği, omurilik ve beyin sapı sorunları gibi sağlık sorunlarına neden olabilir. Bazı formlarında ise doğumdan önce veya doğumdan kısa bir süre sonra bebekler için ölümcül bir hastalıktır.


Cam kemik hastalığı ailevi geçiş gösterdiği gibi, anne ve babanın genetik yapısı normal olduğu halde anne rahminde iken oluşan mutasyonlar sonucu bebekte hastalığa sebebiyet verebilir.Ailevi geçişte anne veya babadan biri hastalığa sahipse çocukta hastalık riski % 50 dir. Bunun yanı sıra mozaism denilen tabloda anne ve babanın genlerinin bir kısmında bu hastalık olmakta anne ve baba sağlam olmaktadır.Eğer bu hastalıklı genler çocuğa geçerse, bu da hastalığa sebebiyet verebilmektedir. Mozaismi olan anne ve babalarda hastalıklı çocuğa sahip olma riski % 2-7 arasındadır.


Osteogenesis imperfekta (cam kemik hastalığı), en sık kullanılan sınıflamaya göre dört klinik tipte değerlendirilir.
  • Tip 1 osteogenesis imperfekta nedir? Tip 1 osteogenesis imperfekta normal ya da hafif kısa boylu, göz akı mavimsi olup kemik deformiteleri (kemik şekil bozuklukları) yoktur.
  • Tip 2 osteogenesis imperfekta nedir? Tip 2 osteogenesis imperfekta perinatal dönemde (doğumdan hemen sonra) ölümcül seyredebilen, doğumda birçok kaburga ve uzun kemik kırığı olan, göz akı koyu olan hastalardır.
  • Tip 3 osteogenesis imperfekta nedir ? Tip 3 osteogenesis imperfektalı hastalarda üçgen yüz şekli, belirgin boy kısalığı, skolyozlu ve intrauterin kırıklardan dolayı kemik şekil bozulmaları olan, göz akı gri görünen bebeklerdir.
  • Tip 4 osteogenesis imperfekta nedir? Tip 4 osteogenesis imperfektalı hastalarda hafif – orta derecede boy kısalığı, skolyozu ve kemik şekil bozuklukları olan, göz akı gri veya beyaz görünen hastalardır.
Fakat son yıllarda osteogenesis imperfektalı hastalar için alt tipler de tanımlanmıştır.
Belirtileri
Cam Kemik hastalığı belirtileri hastalığın türüne göre değişir. Cam Kemik hastalığında değişen derecelerde kırılgan kemikler vardır. Başlıca belirtileri şunlardır:
– Kemik deformiteleri
– Çoklu kemik kırılmaları
– Gevşek eklemler
– Kısa boy
– Zayıf dişler
– Üçgen şeklindeki yüz
– Mavi sklera (gözün beyazında mavimsi renk)
– Eğri bacaklar ve kollar
– Kifoz (üst omurgada anormal bir dışa doğru eğrilik)
– Skolyoz (omurga anormal yana doğru kıvrıklık)
– Erken işitme kaybı
– Solunum problemleri
– Kalp kusurları
Teşhis
Cam kemik hastalığını teşhisi klinik olarak koyulabilmektedir. Ayrıca cilt biyopsisi, kanda genetik test ve intrauterin 14-18 haftalarda amniosentez ile de teşhis edilebilmektedir.
Tedavi
Cam Kemik hastalığı türüne bağlı olarak hastalığın ilerki aşamaları da değişir. Türlerine göre hastanın ilerideki durumu şu şekildedir:
– Tip 1: Normal bir hayat sürerken nispeten daha az sorun yaşarlar.
– Tip 2: Tip 2 ile bebeklerde doğumdan sonra solunum problemleri oluşur ve genelde sonuç ölümcüldür.
– Tip 3: Çocukta aşırı kemik deformiteleri olabilir ve genellikle tekerlekli sandalye kullanması gerekir.
– Tip 4: Çocuğun koltuk değneği kullanması gerekebilir.
Cam kemik hastalığının tedavisi yoktur. Ancak hastalığı kontrol altına almak için doktor tedavisi şarttır. Cam kemik hastalığı tedavisinde kullanılan teknolojik gelişmeler gün geçtikçe hastalığın seyrinin olabildiğince yavaşlamasını sağlamaktadır.
Cam kemik hastaları ne kadar yaşar?
Cam kemik hastalığı ölümcül bir hastalıktır. Ufak bir darbe ya da zamanla kırılan kemikler kişinin yaşamını tehdit eder. Tam bir süre belirlenemez ancak tedaviye göre hastalığın seyri yavaşlatılabilir.

21 Ağustos 2017 Pazartesi

JUAN TIZOL '' JAZZ '' YAPARSA, OMURGA HASARI OLUŞUR MU ?

‘’34 yaşında sarhoş ve beş parasız şekilde ölüp insanların yemek masasında benden bahsetmesini 90 yaşında zengin ve ayık şekilde ölüp kimse tarafından hatırlanmamaya tercih ederim.’’

Muhteşem bir filmden anlamlı bir replik.Evet Damien Chazelle'in yazıp yönettiği filminden bahsediyorum…‘’Whiplash …‘’
Sadece 19 günde çekilen film hakkında birkaç ilginç bilgiler var.15 yaşından beri bateri çalan  Miles Teller 'in ellerindeki nasır ve yaralar film çekimleri esnasında oluşmuş.Zira filmdeki performansı gösterebilmek için ,haftada 3 gün ve günde 4 saat bateri dersleri almış… Filmde sıklıkla adını duyduğumuz, Charles “Bird” Parker, caz tarihinin en iyi saksafon ustası olarak tanınmasına rağmen,uyuşturucu nedeniyle, henüz 35 yaşına iken beş parasız ölmüş… Aynı zamanda, bir caz türü olan bebop’un kurucusu ve doğaçlama çalmakta ustaymış…

Öncelikle  belirtmek gerekir ki, müzikle iç içe geçen film, müzik tutkunları için kaçınılmaz olarak muazzam bir hediye elbette.Filme damgasını vuran başlı başına iki caz parçası bulunuyor. Biri filmin aynı zamanda adı olan Whiplash, diğeri de efsanevi bir parça Caravan… 

Miles Teller ‘ın tüm eklemleri,kasları ve beyniyle bateriyi kamçılaması, caz esintilerinin dışında ,mesleki takıntıdan olsa gerek, başka bir rahatsızlığı hatırlattı bana.
Gönül isterdi ki , Caravan ‘ ı dinlemenin beynimizde ve ruhumuzda yarattığı müthiş etkiyi,vücudumuz da aynı şekilde yanıtlasın..

Whiplash , gelmiş geçmiş en iyi Amerikanvari ‘’good job ‘’ tarzı film olsa da aynı zamanda,boyunda bağ dokusu, kas ve diğer yumuşak doku yırtılmalarına yol açan, başın kamçı gibi aniden öne arkaya hareket etmesiyle karakterize bir yaralanma şeklidir.. En çok longus colli ve sternocledomastoids kaslarını etkiler. Bu kaslar boynun ön tarafındadır ve incinmenin etkisi haftalarca sürebilir.

Whiplash travması vücudun kamçıya benzer bir hareket, yani belden başlayarak başa
doğru yayılan ani ve şiddetli bir dalga hareketi yaptığı bir kaza mekanizmasıdır.
Belin kemerle sabit tutulduğu ve başın önce şiddetlice arkaya ve daha
sonra öne atıldığı,arkadan vurulan kazalarda görülür. Diğer travmalarda (örneğin düşme
yada spor kazaları) buna benzer etkilenmelere sebep verebilirler. 

Whiplash yaralanması kişiyi kaç farklı aşamada etkiler ?

Derece 0:
Ensede hiç ağrı yok ve zorlanmaya dair
hiçbir fiziksel belirti yok.

Derece 1:
Boyunda ağrı, sertlik yada hassasiyet.
Fiziksel zorlanmaya dair hiçbir belirti yok.

Derece 2:
Ense ağrıları ve basınca kaslar ve eklem
lerde hassasiyet ve hareketlilikte azalma.

Derece 3:
Boyun ağrıları ve reflekslerin yok olması
yada zayıflaması, güç kaybı yada uyuşma
gibi nörolojik belirtiler.

Derece 4:
Boyun ağrıları ve kemik kırılması veya eklem çıkığı


Belirtileri ve bulguları nelerdir?
Whiplash yaralanmaları ile karşılaşan hastalarda yaralanmadan birkaç gün sonra aşağıdaki semptomlardan bazıları görülür.

Boyun ağrısı ve tutukluğu
Baş ağrıları
Omuzlar ve omuz kürekleri arasında ağrı
Bel ağrısı
Kol ve/veya ellerde uyuşma
Baş dönmesi
Kulak çınlaması ve bulanık görme
Konsantrasyon ve hafıza problemleri           
Sinirlilik, uyku bozuklukları, yorgunluk

Teşhis ve tedavi

Whiplash yaralanmasının nasıl olduğunu anlamak doktor için oldukça kolaydır. Asıl zor olan yaralanmanın seviyesini ve derecesini tespit etmek olabilir. Bunun nedeni bu tip yaralanmalardan etkilenen diskler, bağlar ve kasların düz röntgen filmlerinde görülememesidir. Normal röntgen, doktorun kırık ve instabilite olup olmadığını görmesi için gereklidir. Bilgisayarlı tomografi veya MR pekçok hastada gerekli görülür. Bazı hastalarda cerrahi tedavi metodları gerekebilir (füzyon, laminektomi, diskektomi vs. gibi).Bu durumda yapılacak müdahalelere doktoru karar verir.
Kazadan hemen sonra boyun yumuşak bir korse ile korselenir. İlk 24 saatte soğuk uygulama yapılır. Bir iki gün içinde aktif hareketlere izin verilir. 
Hastaya fizik tedavi aşamasında, boyun egzersiz eğitimi verilir. Hastanın korkusunu yenmesi ve hem sosyal yaşamına hem de iş hayatına geri dönüşünün sağlanabilmesi için, hastaya destek verilmesi gerekir.Muhakkak boyun koruma prensipleri eğitimi verilmelidir. Ultrason, TENS, traksiyon, masaj, soğuk ve sıcak uygulamalar gibi fizik tedavi metodları kullanılmalıdır. Bu tedaviler , hastaların %75 inde , birkaç ay içinde iyileşme sağlar.
Hastaya,hastane rehabilitasyon fazı tamamlanınca,evde yapması için izometrik boyun egzersizleri öğretilir. Ancak hasta, bu egzersizleri güven eksikliği ya da egzersizi yanlış yapma sonucu sakatlanma korkusu nedeniyle , yalnız yapmak istemiyorsa, mutlaka fizyoterapist ile egzersiz yapmaya devam etmelidir.
Küçük şikayetler bile bazen 18 ay kadar sürebilir. Tedavide genellikle boyunluk, lokal ısı tedavileri ve ağrı kesiciler sıklıkla kullanılan yöntemlerdir.

Kaynakça :


Rodriquez AA, Barr KP, Burns SP. Whiplash: pathophysiology, diagnosis, treatment, and prognosis. Muscle Nerve. 2004;29:768–81. doi: 10.1002/mus.20060.
Grauer JN, Panjabi MM, et al. Whiplash produces an S-shaped curvature of the neck with hyperextension at lower levels. Spine. 1997;22:2489–94. doi: 10.1097/00007632-199711010-00005.
Journal of Physiotherapy, Volume 60, Issue 1, 2014, pp. 5-12
The Lancet, Volume 381, Issue 9866, 2013, pp. 546-556
doi: 10.1097/01.brs.0000206381.15224.0f
Randomized Trial
[Sterling M (2014) Physiotherapy management of whiplash-associated disorders (WAD). Journal of Physiotherapy 60: 5–12]





GÜVERCİN GÖĞÜS FİZİKSEL KAPASİTEYİ DÜŞÜRÜYOR !!!



 
Pektus karinatum, sternumun öne çıkıklığıdır. Pektus ekskavatumdan sonra ikinci sıklıkta görülen göğüs duvarı deformitesidir. Boston Çocuk Hastanesi, tüm göğüs duvarı deformitelerinde karinatumun sıklığını %16,7 olarak bildirmiştir. Erkeklerde daha sıktır(4/1). Değişik formlarda görülebilmektedir .
Bu yapı bozuklukları aynı hastada karma tipte de (%6.8) görülebilir; pectus excavatum (kunduracı göğsü) ve pectus carinatum (güvercin göğsü) birlikte görülebilirler. Kıkırdak kaburgaların (kaburga iki kısımdan oluşur: kemik kaburga ve kıkırdak kaburga), bir tarafta içe çöküklüğü, diğer tarafta dışa çıkıklığı ve iman tahtasının dönmesinden oluşabilir. Bu yapı bozukluğunun, en sık görülen klinik görünümü iman tahtasının kendisinin dışa çıkıklığı ve alt kaburga kıkırdaklarının simetrik olarak dışa çıkıklığıdır. Nadiren de sadece üst kısımda (kondromanubrium) yapı bozukluğu görülebilir. Burada, üst kaburga kıkırdakları tutulur ve iman tahtasının kendisi nispi olarak çökmüş durumdadır.
BELİRTİLER
Kalp akciğer etkileri;

Genellikle pectus carinatumla doğrudan ilişkili bir kalp akciğer bozukluğu yoktur. Bazı bilimsel yayınlarda, pectus carinatumda, pectus excavatumdan daha fazla akciğer şikâyetleri olduğu bildirilmiştir. Nefes darlığı, hızlı soluk alıp verme, akciğerin kapasitesinin azalmasına bağlı zaman içerisinde anfizem (akciğer doku harabiyeti) ve enfeksiyon (zatürre vb) gelişebilir. 
Bazı yayınlarda da iman tahtasında erken kapanma olan pectus carinatumlu çocuklarda, %20 oranında, doğumsal kalp hastalığı bildirmiştir. 

Sonuç olarak pectus carinatum, çoğu vakada şikâyete neden olmasa da, kalpte ritm problemi ve kalp kasının kasılmasında azalma meydana getirebilir. Uzun dönemde akciğerlerin yeterince genişlemesini engelleyerek (göğüs kafesindeki sertlik nedeniyle – rijidite) solunum kapasitesinde azalma, nefes darlığı, hızlı soluma ve akciğerde iltihaplanmaya neden olabilir.

Yine de pectus carinatum onarımı için göz önünde tutulması gereken tek kriter yapı bozukluğunun şiddetidir. Hastalar, çıkıntılı bölgelerinin sık sık çarpmaları sonucu olarak, çıkıntı bölgesindeki duyarlılıktan yakınabilir. Fiziksel kapasitede (efor kapasitesinde) azalma da görülebilir.
KORSE KULLANIMI
·         Ortotik korse, “sürekli ön-arka sternal kompresyon (iman tahtasına baskı kompresyon) uygular.
·         14-16 saat günlük uygulanır; Lineer büyüme tamamlanana kadar ya da en az 2 yıl süreyle uygulanmalıdır.
·         %90 tedaviye uyum gösterilmiştir.
·         Komplikasyon gözlenmemiştir.
·         Cerrahi tedavide başarılı olunamayan olgularda da kullanılabilir.
·         Dinamik Kompresyon Korsesi, düzeltme için 7.5 psi’dan daha fazla kompresyon ihtiyacı duyan genç hastalarda iyi bir alternatif değildir.
CERRAHİ TEDAVİ
- Endoskopik (kapalı ameliyatla) olarak kaburga kıkırdaklarının çıkarılması ve birlikte iman tahtasına kesi uygulanması. 
- Açık cerrahi ameliyat; Fonkalsrud (2008), Matos (1997) ve Shamberger (1987) tarafından birçok teknik tanımlanmıştır.
- Minimal İnvaziv Cerrahi – ABRAMSON AMELİYATI; İman tahtasının önünden ve kasların altından pectus barı, endoskopik olarak geçirilerek yerleştirilir. Çıkıntı yapan göğüs ön duvarı arkaya doğru bastırılarak göğüs ön duvarı normal pozisyona getirilerek pectus barı sabitlenir.




15 Ağustos 2017 Salı

FUTBOLCULARIN KABUSU : OSTEİTİS PUBİS SENDROMU ...

Pelvis (leğen) kemiğinin alt ön orta kısmındaki birleşme yerine pubis denir. Pelvis (leğen) kemiğinin pubis bölgesinde aşırı zorlanma, batın ameliyatları, pelvis travmaları sonucu gelişen, enfeksiyona bağlı enflamasyon ve ödem hasarları hastalığına osteitis pubis veya kasık iç kısmı ağrısı hastalığı denir.

Bu sendrom ilk kez Beer tarafından 1924’te tarif edilmiştir. Daha önceleri OPS; sporcular arasında basketbol ve uzun mesafe koşucularını daha çok etkilediği düşünülmekteydi.Şimdilerde ise futbol gibi topa vurmayı gerektiren spor dallarında da yaygın olarak kendini göstermektedir.Genel olarak palpasyonda; simfizis pubis üzerinde hassasiyet, adduktor tendonların pubise yapıştığı yerde ağrı ve hassasiyet, alt abdominal ağrı, dirençli kalça addüksüyonunda ağrı olarak rapor edilen tabloyu tanımlamak için literatürde değişik terimler kullanılmıştır.Holmich; addüktörlerle ilgili kasık sakatlığı (addüctör-related injuries),Kasık straini.  Tüm spor sakatlıkları içerisinde kasık ağrısı insidansı % 2- %5 olarak bildirilmiştir. Futbol, buz hokeyi, tenis, gibi artmış dönme, sıçrama, topa vurma aktivitelerini içeren sporlarda ise kasık ağrısı insidansı %5 – %7 olarak ölçülmüştür. Garson ve ark. erkek futbol oyuncuları arasında kasık ağrısı şikayetinin %10-18 oranında olduğunu bildirmişlerdir.

Genellikle OPS; overuse yaralanmaları içinde sınıflandırılır ve simfizis pubis ve onu oluşturan kemiklerde stres reaksiyonu ile karakterizedir. Simfizis pubisteki herhangi bir patoloji durumunda ağrı, uyluğun iç kısmı ve alt abdominal bölgeye yayılır. Bunun nedeni; anterior abdominal duvar ve her iki uyluk iç kısım kaslarının aponörozlarının simfizis pubisin önünde ve altında birleşmesidir.  OPS, genellikle simfizis pubis ve proksimal addüktör ağrı ile başlar. Ağrı kalça, perine bölgesi, skoratal bölgeye de yayılabilir ve bu diagnozun belirlenmesini zorlaştırır. Klinik olarak hastalar, simfizis pubis, addüktör kasların origoları ve çevre yumuşak dokuların palpasyonuyla ortaya çıkan ağrı ve hassasiyetten yakınırlar. Ağrı hasta tarafından keskin, yanıcı ve delici tarzda ifade edilir. Addüktör kaslarda oluşan koruyucu spazm olguların kasık bölgesinde sertlik ve gerginlikten yakınmalarına neden olur.Addüktör ve abdominal kaslar pasif olarak gerildiğinde ve bu kaslardan bir dirence karşı fonksiyonlarını başlatması yada sürdürmesi istendiğinde ağrı ortaya çıkar.

OPS Tipleri
  • Ürolojik, jinekolojik durumlarda ortaya çıkan noninfeksiyöz OPS
  • Lokal veya genel bir enfeksiyona sekonder olarak ortaya çıkan infeksiyöz OPS
  • Atletik OPS
  • Dejeneratif / romatolojik OPS

Osteitis pubis tanısında simpisis pubiste hassasiyet, ortopedi uzmanının yapacağı fizik muayene esnasında kasıkta ağrı gibi bulgular sayesinde tanı konulabilir. Ayrıca anteroposterior pelvis grafisi, kemik sintigrafisi ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) ile tanı kesinleştirilir. Hastanın öyküsü, fizik muayene ve radyoloji tetkikleri ile tanısı kesinleşmeyen vakalarda simfiz pubisten biyopsi alınır.

Osteitis pubis tedavisinde öncelikle istirahat, antiinflamatuar ve buz tedavisi gibi tedavi yöntemleri uygulanır. Tedavide hastanın en az 8-10 hafta istirahat etmesi ve hasta sporcu ise ara vermesi gereklidir. Eğer ağrılar devam eder ise lokal enjeksiyon ve fizik tedavi uygulanır. 

Ancak konservatif tedavisinin  temelinde CORE Stabilizasyonu yatmaktadır. Sporcu Rehabilitasyonunda önemli bir yapı olan Core Stabilizasyonu bazen profilaktik olarak da verilebilir hatta verilmelidir. Kısaca Core Stabilizasyonu na değinmek gerekirse;
Lumbal hareket segmentlerinde meydana gelen tekrarlı mikrotravmaları elimine eder.İlk yaralanmanın tedavisinde ve dejeneratif sürecte değiştirilerek uygulanabilir. 
Amaç ; Ağrıyı kontrol etmek,azaltmak veya elimine etmek 
            Hastanın eğitimini ve kinestetik hissi arttırmak 
            Esneklil,kuvvet,endurans,koordinasyon ve dengeyi arttırmak 
            Fonksiyonel aktivitelerde gülçlü gövde kas yapısını oluşturmaktır.

Core Stabilizasyon sürecinde; Kuvvet, Eklem mobilitesi, Kas fleksibilitesi, Koordinasyon,  Denge,  Endurans üzerinde durulur.
Core Stabilizasyon egzersizleri hastanın postural destabilize güçlerini kullanmayı öğretir. Programın içeridiği kas kontraksiyon çeşitleri; Konsentrik(kuvvet üretiminde), Eksentrik(kuvvet azalmasında), İzometrik(dinamik stabilizasyon).
Multifidus; rotasyonel stabilizatör. SI eklemin primer stabilizatörüdür Multi  egmental stabilizasyonda önemlidir Abdominal kaslar;(rektus abdominus,transvers abdominal ,int-eks oblik kaslar) Stabilizasyon egzersizlerinde çok büyük önemi var. Sagittal,frontal ve tranvers planda stabilizasyonda önemlidir.
Bütün bunlara rağmen geçmeyen vakalarda cerrahi tedavi gerekebilir. Cerrahi tedavi laparoskopik veya açık cerrahi yöntemi şeklinde yapılır.